Sözleşmemize sahip çıkmamız gerektiğini geçmişteki deneyimlerimizden biliyoruz
“Biz TÜPRAŞ işçileri olarak biliyoruz ki TÜPRAŞ işçisi açlık ve sefalet ücretine mahkum edilmek isteniyor.”

Fotoğraf: Eda Aktaş/Evrensel
İzmir’den bir TÜPRAŞ işçisi
Merhaba sevgili Evrensel okurları. TÜPRAŞ’ta TİS süreci başlayalı üç aydan fazla bir zaman geçti ve dokuzuncu oturum gerçekleşti. Bu süreçte patronun tavrı net bir şekilde ortaya çıktı. TÜPRAŞ tarihinde ilk defa baş temsilci ve temsilcilerin olmadığı ani bir toplantı kararı alarak 10. oturum gerçekleşti.
Sendika bu toplantıda yüzde 80 olan teklifi yüzde 76’ya çekti patron ise yüzde 21 olan teklifi yüzde 25’e çıkararak yine şaşırtmadı. Sendikamız Petrol-İş işçisine kulaklarını tıkamış hâlâ daha bu TİS’in müzakere yolu ile çözüleceğini düşünmektedir. Her fırsatta 2019’da Yüksek Hakem Kurulu (YHK) ile biten sözleşmeyi vurgu yapan patron, işçileri bununla tehdit ederken, Petrol-İş bu süreçten dersler çıkarmamış olacak ki Koç’un oyalama taktiklerini görmezden geliyor.
İzmir Rafinerisinde yaklaşık on gündür işveren temsilcilerinin bu TİS sürecinde alaycı tavırlarına ve mobbing ile işten atma tehditlerine karşı yemek yememe boykotu yapıyoruz. Sendikacılar ise sadece işverenin etkinliklerine katılmayacağız diyerek yetiniyor.
Kamu döneminden kalma abilerimizin “Biz TÜPRAŞ çalışanları olarak zamanında yaşanan krizlerden etkilenmezdik, hiçbir zaman geçim sıkıntısı çekmedik” demeleri kulaklarımızda çınlamakta. Ama özelleştirme sonrası sürekli geriye gidiyoruz. Şu anda açıklanan yoksulluk sınırının neredeyse yarısına çalışıyoruz. Bu da Koç Holdingin işçisine verdiği değeri ortaya koyuyor. İstedikleri kadar en iyi işveren ödülünü alıyoruz masallarıyla kamuoyunu hem de kendilerini kandırmaya devam etsinler. Biz TÜPRAŞ işçileri olarak biliyoruz ki TÜPRAŞ işçisi açlık ve sefalet ücretine mahkum edilmek isteniyor. Patlamalardan kıl payı kurtularak çalışıyor. Tecrübeli işçisini elinde tutamayan KOÇ Holdingin işçilerine değer verdiğine artık kimse inanmıyor.
Bizim için bıçak kemiği delip geçti. Birlik, beraberlik içerisinde omuz omuza mücadele etmekten başka bir yolumuz yok. Biz hakkımız olanı istiyoruz. Emeğimizin karşılığını alana kadar “İyi niyetliyiz” yalanlarına da, tehditlerine de kanmayacağız. Sözleşmemize sahip çıkmamız gerektiğini geçmişteki deneyimlerimizden biliyoruz. Nasıl ki bizlere sürekli 2019 sözleşmesini, YHK tehdidini hatırlatıyorlar. Biz de onlara sonuç alıcı eylemlerimizi, grev hakkımız olmamasına rağmen istersek hayatı nasıl durduracağımızı hatırlatıyoruz. TÜPRAŞ işçileri geçmişte yaptıkları eylemleri de sözleşme süreçlerini de gayet iyi biliyor ve bugün hakkı olanı almak için kendi gücünün kendi ellerinde olduğunun farkında.
Evrensel'i Takip Et